Müzigi Hisset Ruhunu Gizle...

Siteye giripte üye olmayanın ... :D
 
AnasayfaseseTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

ERGENEKON'DA 'GEYİK MUHABBETİ'

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Psikogirl
WerderWerememli Olmaktan Gurur Duyuyorum... :)
avatar


Yaş : Kayıt tarihi : 12/02/09 Mesaj Sayısı : 219 Nerden : Oyuncaklar Ülkesi

MesajKonu: ERGENEKON'DA 'GEYİK MUHABBETİ' Cuma Mart 06, 2009 2:46 pm

Ergenekon Davasının Bugün Yapılan 61.oturumunda Tutuklu Sanık Erol Ölmez'in Çapraz Sorgusu Yapıldı, Sanık Abdullah Arapoğulları'nın Savunmasına Geçildi.

Ergenekon davasının bugün yapılan 61.oturumunda tutuklu sanık Erol Ölmez'in çapraz sorgusu yapıldı, sanık Abdullah Arapoğulları'nın savunmasına geçildi. Çapraz sorguda Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ile Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in telefon görüşmeleri ile ilgili sorularına Erol Ölmez, "Bunlar espriydi.Geyik muhabbeti, hayali, iş olsun diye, gerçekliği olmayan, hiçbir anlamı olmayan sözlerdi" şeklinde yanıt verdi.

Ergenekon davasının 61'inci duruşmasında savunması alınan 41'inci sanık Erol Ölmez'in savunmasının ardından çapraz sorgusu da tamamlandı. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, el yazısıyla yazılıp basına gönderilmiş bazı belgeleri sanık Ölmez'e göstererek kendisine ait olup olmadığını sordu. Yazıların kendisine ait olduğunu belirten Ölmez, "Aklıma geleni yazdım. Gerçeklerle hiçbir ilgisi yok" diye cevap verdi. Başkan Şengün'ün ise aklına gelen şeyleri yazdığını ancak bunların Adalet Bakanlığı ve gazeteler dahil pek çok yere gönderdiğinin tespit edildiğini söyledi. Ölmez de savcılar tarafından hakkında hayali iddialar üretilmesi nedeniyle gazete kupürlerinden okuduğu konulardan faydalanarak karşı bir hayali iddia ürettiğini ileri sürdü.

Bakan Şengün, bu yazılara savunmasında hiç yer vermediğini hatırlatarak Ölmez'i soru yağmuruna tuttu."Bunları ne zaman ve kimlere yazdınız?" şeklindeki soruya Ölmez, "Gazetelerden okuduklarımı aldım kafama göre derledim yazdım. Sabah gazetesine falan gönderdim" şeklinde yanıt verdi. Başkan Şengün, "Falan kim işte onları söyle" deyince, Ölmez, "Ben öyle hayali şeyler yazdım. Gerçeklerle ilgisi yok" yanıtını verdi. Başkan, "Sen böyle hayali olarak yazdıklarını gazetelere falan gönderirmisin. Başka kimlere gönderdin?" sorusuna ise Ölmez,"Sabah gazetesi, Zaman gazetesi, Hürriyet gazetesine gönderdim. Yaklaşık 1,5 ay kadar önce gönderdim. Savcı Zekeriya Öz'e de gönderdim" şeklinde yanıt verdi.

Başkan Şengün ve Ölmez arasında daha sonra şöyle diyalog bir geçti:

"Başkan: Başka nerelere gönderdiğini söyleyeyim mi? Adalet Bakanlığına dahi göndermişsin

Ölmez: Evet ama hepsi hayali

Başkan: Neden savunmanda söylemedin bunları?

Ölmez: Aklıma gelmedi

Başkan: Şema falan çizmişsin

Ölmez: İş olsun diye yaptım. Savcılar bizler hakkında hazırladıkları şemayı basına servis yapıyorlardı. Ben de kendim şema hazırladım. Savcının servis ettiği medyaya gönderdim

Başkan: Kendini postacı olarak göstermişsin

Ölmez: İddianamede benim örgüte istihbarat sağladığım, tetikçiliğini yaptığım söyleniyor ya, bu nedenle öyle yazdım. Savcılar bunla da alakalı sorabilirler

Başkan: İsterlerse sorarlar, senden icazet mi alacaklar?"

Başkan Şengün'den sonra Savcı Mehmet Ali Pekgüzel Ölmez'e bazı sorular yöneltti. Pekgüzel, bir telefon görüşmesinde "Dağdan indik bayıra" dediğini hatırlatınca Ölmez, "Hiçbir anlamı olmayan sözler. Benim söylediğim sözler başıboş sözler" diye konuştu. Savcı Pekgüzel, telefon görüşmelerinde Veli Küçük ile kendileri arasında bağlantı kurduğu iddia edilen Mehmet isimli kişinin kim olduğunu sordu. Bunun üzerine Ölmez, "Bu kişi Mehmet Candan'dır. Almanya'da yaşıyor. Somali başkonsolosudur. Veli Küçük ile Kuvayı Milliye'nin adını kullanan birisi tarafından dolandırıldığını söylemişti. Konuşmamız bununla alakalıydı" şeklinde konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, "Almanya'da Somali Başkosolosluğu nasıl oluyor?" diye sordu. Sanık Ölmez de bu kişinin bir işadamı olduğunu belirterek "Babası emekli bir imamdır. Almanya'da yaşıyordu. Kırmızı pasaportu da vardı. Kendisi öyle söylemişti" dedi.

Savcı Pekgüzel'in, bir konuşmasında Başbakana yönelik, "Asker kökenlileri alıyorlar şerefsizler" dediğini hatırlatması üzerine Ölmez, konuşmalarının geyik muhabbeti olduğunu söyledi. Başka bir konuşmasında bir kişinin kafasına sıkmaktan bahsettiği hatırlatılan Ölmez, "Kimseden para almadık. Kimseyi vurup kırmadık. Kimsenin hakkını almadık. Bunlar, espri olarak söylediğim sözlerdi" diye konuştu. Ölmez, telefon görüşmelerinde söylediği sözlerle alakalı sorulan soruların büyük bir bölümüne, "Espri, geyik muhabbeti, hayali, iş olsun diye, gerçekliği olmayan, hiçbir anlamı olmayan sözler" tanımlamasını yaptı.

Ölmez, dün yaptığı savunmasında olduğu gibi çapraz sorgusunda da Fatih Çarşamba'ya istihbarat amacıyla sakal bırakarak sızdığı iddialarını yalanladı. Çarşamba'da ikamet eden bir bayanla ilgilendiği için oraya gittiğini söyleyen Ölmez, "Orası başka bir dünya, sarıklılar, sakallılar var. Görüşmemdeki sözler bunlardı. Hatta Kahraman'a orada kapalı güzel kızlar var. 'Sen de gel' diye söyledim. Ancak savcılar hep aleyhime olan bölümleri iddianameye koymuşlar" dedi.

Savcı Pekgüzel, savcılığa 83 sayfa kendi el yazısıyla değişik tarihlerde dilekçeler yazdığını hatırlatarak "Örgütün postacısı olduğunuzu söylüyorsunuz. Nesim Malki'yi kendinizin öldürdüğünü söylemişsiniz" demesi üzerine Ölmez, "Savcı Zekeriya Öz benimle alakalı hayali iddiaları dosyaya koymuş. Ben de gazete kupürlerinden edindiğim bazı bilgilerle hayali iddialarda bulundum ve 'Bu da benim hayalim' anlamında gönderdim" dedi. Savcı Pekgüzel, "Bu yaptığınız resmi makamları meşgul etmek anlamına gelmiyor mu?" diye sordu. Ölmez ise "Siz beni tetikçi ilan edip 14 aydır meşgul etmediniz mi? Siz beni terörist ilan edip ailemin yıkılmasına neden olmadınız mı? Beni devşiremediniz. Hakkınızda suç duyurusunda bulunduğum için aleyhime elinizden gelen herşeyi yapıyorsunuz" dedi. Savcının, "Savunmanızı da hayal kurarak mı yaptınız?" sorusuna Ölmez, "Hayır, yüreğimden gelerek büyük bir samimiyetle savunma yaptım" şeklinde konuştu.

Üye hakim Hasan Hüseyin Özese'nin, "Sporla uğraştınız mı?" şeklindeki sorusu üzerine Ölmez, yıllarca halter sporuyla uğraştığını belirtti. Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu ile çalıştıklarını belirten Ölmez, "Halil Mutlu ile aynı kiloyu kaldırdık. Ancak o benden 200 gram eksik geldiği için milli takıma onu seçtiler. Ben de bundan sonra halteri bıraktım" diye konuştu.

-ABDULAH ARAPOĞULLARI SAVUNMASINA BAŞLADI -

Ölmez'in ardından huzura gelen Abdullah Arapoğulları, Ergenekon örgütüyle alakası olmadığını, Bağcılar'da Kuvayı Milliye Derneği'nin bir şubesini açmak istemesinin ardından başı bu olayların geldiğini söyledi. Emniyette kendisine yönlendirme şeklinde sorular sorduğunu ve İsrail'li bir iş adamına suikast palanladıkları iddiasının da gerçek dışı olduğunu anlattı. Bu iddianın telefon görüşmelerine dayandığına dikkat çeken Arapoğulları, tutuklanmasının ardından Bayrampaşa Cezaevi'nde El- Kaide mensuplarının sürekli tacizine uğradığını anlattı. Bayrampaşa Cezaevi'nde gözünün mikrop kaptığını da belirten sanık, "Doktorlar artık bulanık görmeye alışmamı söylediler. Ben göz sağlığımı geri istiyorum. 14 aydırda tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

ERGENEKON'DA 'GEYİK MUHABBETİ'

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Müzigi Hisset Ruhunu Gizle... :: Ajans... :: Güncel Haberler... -
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com